BÖTE MEZUNU HARUN ÇİÇEK İLE FATİH PROJESİ ÜZERİNE

Son dönemde ülkemizde eğitime yönelik yapılan projelerin belki de en geniş çapta olanı Fatih Projesi. Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yürütülen ve Ulaştırma  Bakanlığı tarafından desteklenen bu proje;  öğrenci, öğretmen demeden hepimizi ilgilendiriyor. Biz de ses@ olarak projeyle ilgili daha net bilgilerimiz olsun istedik ve projeyi projenin koordinatöründen dinledik. İşte Proje Yürütme Kurulu Donanım ve Yazılım Altyapısı Koordinatörü Harun Çiçek ile yaptığımız röportaj.

Öncelikle Fatih Projesi nedir ve hangi amaçlarla ortaya çıktı diyerek başlayalım.

Tarihinden bahsedelim isterseniz. Bizim 2000 li yılların başlarından itibaren 21. Yüzyıl imkanlarını sunmak gibi bir hedefimiz vardı. Okullara idari hizmetlerde kullanılması amacıyla birer bilgisayar verdik, daha sonra 2008 yılına kadar okullara laboratuarlar kurduk. Tabii gelişen teknolojiyle birlikte her okula bir laboratuar yerine, yani kırk dakikalık bir derste bilişim teknolojilerinden(BT) sadece bir sınıfın faydalanması yerine, sınıf içinde bilgisayar kullanacağımız bir sisteme dönmemiz gerektiğini düşündük. Böylelikle bir laboratuara 20 bilgisayar vermektense 20 sınıfa birer bilgisayar vererek 20 farklı sınıfın ve öğretmenin bundan faydalanmasını sağlamış olacağımızı düşündük ve böyle yola çıktık.

Projeye Fatih projesi isminin verilmesinin özel bir amacı var mıydı peki?

Biliyorsunuz ki Fatih Sultan Mehmet bir çağ kapatıp yeni bir çağ açmıştır. Biz de eğitimde yeni bir çağ açtığımızı düşünerek dedik ki projenin adı Fatih Projesi olsun. FATİH’in açılımını da Fırsatları Arttırma ve Teknolojiyi İyileştirme Hareketi olarak düşündük. Fakat Fatih zorlama bir isim değil amacına uygun bir isim oldu.

Fırsat eşitliği sağlamak en önemli amaçlarınızdan. Sizce bu proje bu amaca ne kadar ulaşabilecek?

Planlanarak başlanan bir proje olduğu için hiçbir okul geride kalmaksızın Türkiye’nin her köşesindeki okullara bu imkanlar sunulacaktır. İlköğretim ile ortaöğretim düzeyindeki tüm okullarımızın yaklaşık 620.000 dersliğine dizüstü bilgisayar, projeksiyon cihazı, akıllı tahta, çok amaçlı fotokopi makinası ve internet altyapısı sağlanacaktır.

Peki proje şuan hangi aşamada?

Biz projenin tamamlanması için 3+2 yıl gerekir dedik. 2 yılda eksikliklerin tamamlanacağını düşünüyoruz. Bu yıl ortaöğretim okullarına, ikinci yıl ilköğretimin ikinci kademesine yani 6,7 ve 8. Sınıflara, üçüncü yıl ise ilköğretim birinci kademeye yani 1-5 arası sınıflara hizmet vermeyi düşünüyoruz. Liselerle başlamamızın sebebi liselerin il ve ilçe merkezlerinde oluşu. Böylelikle bu okullara internet altyapısını daha rahat sağlayacağız.

Bu Projenin kapsamı nedir ve geleceği nasıl etkileyeceğini düşünüyorsunuz?

Bu projenin beş farklı bileşeni var. Aslında beş ayrı hizmeti var diyebiliriz:

* Donanım Altyapısının İyileştirilmesi

* E-İçeriğin Sağlanması ve Yönetilmesi

* Öğretim programlarında Etkin BT Kullanımı

* Derslerde BT Kullanımı İçin Öğretmenlere Hizmetiçi Eğitim

* Ağ Altyapısı ve Geniş Bant İnternet Kullanımı ile Bilinçli ve Güvenli BT Kullanımının Sağlanması

Bu bileşenlerden herhangi biri eksik olsa mutlaka aksaklıklar çıkacaktır. Fakat bu proje beş bileşeni de içerdiğinden ve farklı şekillerde öğrenen öğrencilerin hepsine hitap eden bir proje olduğundan büyük başarılara ulaşacağını düşünüyoruz. Sonuçların planladığımız gibi oluştuğunu da pilot okullarımız sayesinde görmekteyiz.

BÖTE öğrencilerinin ve mezunlarının bu projenin geliştirilmesi ve uygulanmasındaki yeri nedir?

Bu proje çok büyük çapta bir proje ve biz bu projeyi planlarken bir çok ülkeyi gezdik. Bizimki kadar büyük çapta hiç bir ülkede yok. Fatih projesi milli bir proje haline geldi diyebiliriz. Dolayısıyla yeni bir sektör doğuyor diyebiliriz. Bu sistemin planlanmasında, yerleşmesinde, uygulanmasında, içeriklerin hazırlanmasında ve okullarda kullanılmasında BÖTE mezunu öğretmenler zaten var; her zaman da onlara ihtiyaç olacak.

Yani proje ilerledikçe Bakanlık Öğretmen atamalarını artırır diyebilir miyiz?

Atamalarda bir değişiklik olur mu bilmiyorum. Net bir bilgi yok ama sizler teknolojiyi bilen, eğitimi bilen aynı zamanda eğitimde teknolojiyi kullanabilen insanlarsınız. Firmaların BÖTE mezunlarına duyduğu ihtiyaç artacaktır doğal olarak yeni bir sektör oluşacaktır ve sizler için istihdam alanı oluşacaktır.

Bizler bu projeye rehberlik edebilecek insanlarız, proje tam olarak uygulanmaya başlandıktan sonra okullardaki bilgisayar öğretmenlerinin görevi teknik işler mi olacak?

Hayır söylediğiniz gibi siz okullarda rehber öğretmenler olacaksınız. Cihazların teknik işleriyle ilgilenen kişiler olmayacaksınız çünkü bu cihazlar alınırken garantili ve her türlü servisin sağlanacağı bir anlaşma ile alındı.

Peki Bakanlık BÖTE mezununu bu projede bir yere yerleştirdiğine dair bir açıklama yapmadı.  BÖTE mezununu rahatlatacak bir açıklama yapılacak mı?

Bence böyle bir açıklama beklemeyin çünkü çalışmalar bitmeden, yönetmelikler imzalanmadan hiç kimse açıklama yapmak istemez. Acele etmemek gerektiğini düşünüyoruz; aynı zamanda umutsuz olmamak gerek. Çünkü size her zaman ihtiyaç var.

Peki bu projenin eğitimdeki sorunların tamamını ortadan kaldıracağını düşünüyor musunuz?  Çok farklı, çok temel problemler de var.

Ülkemizde eğitimin çok fazla sıkıntısı var. Bu konuda çok fazla eleştiri de alıyoruz. Okulların çatısı kırık siz yatırımı teknolojiye yapıyorsunuz gibi. Hepsi farklı sıkıntılar ve kendi içlerinde değerlendirilmeliler. Bakanlığın farklı birimlerinin bu problemlere yönelik çalışmaları zaten var. Bizim amacımız bütün bunlarla uğraşırken teknolojiyi kaçırmamak. Bizim üstümüze düşen eğitimin daha iyi hale gelebilmesi için teknolojiyi araç olarak kullanmak.

 

Paylaştığı bilgiler ve bize ayırdığı vakti için Harun Bey’e çok teşekkür ediyoruz.

Diğer röportajlarda görüşmek dileğiyle.

Sevgiyle…

 

Merve Yüksel KÜÇÜK

ODTÜ BÖTE 3. Sınıf Öğrencisi

Benzer yazılar: